Turist Rehberliği

Çocukluk hayali dünyayı dolaşarak, gezi yazıları yazmak olan bir aday turist rehberi olarak takip etme şansı bulduğum üstad sıfatını haiz mesleğin duayenlerini de gözlemleyerek, kişisel bakış açımla turist rehberinin anlatımlarında ağırlık vermesi gereken noktaları, özen göstermesi gerektiğini düşündüğüm konuları ve bu anlatımlar sırasında kullanabileceği bilgi kaynaklarını ortaya koymaya çalışacağım. Yolun henüz çok başında olan bir rehber adayı için, amatör bakış açısıyla çoğu durumda bu alanda kişisel tecrübeniz de yok denilecek kadar azsa ahkam kesmek yerine özellikle akademik anlamda beğenerek takip ettiğiniz idol rehberlerden aldığınız ilhamla vira bismillah diyerek yazmaya başlamak belki de şuan hem cesaret veriyor hem de konuya yapılacak olan girizgahı kolaylaştırıyordur. En azından benim için şu aşamada tam da bu durum kendini epeyce kabul ettirmiş görünüyor. Continue reading “Turist Rehberliği” »

Roma Dönemi´nde Akuaduktlar

Aquaduktlar

Su Kemerleri

İnsanoğlu kimi zaman suyu aramış, kimi zaman da sudan korunmanın yollarını aramıştır. Önasya Arkeolojisi´nde Hititler suyun efendileri sayılırken, dünya üzerinde de aynı tanımı mimarlık tarihi anlamında başat rol üstlenen Romalılar´a verirsek sanıyorum haksız sayılmayız. Bu nedenle haftanın konusunu benim de hayatımın güzel bir kesitini anımsatan ve Romalı mimar-mühendislerin ulaştığı yüksek seviyeyi gösteren en iyi yapı tiplerinden biri aquaductlar, diğer bir deyişle su kemerleri olarak belirledim. Makalenin devamı

İlk Defa Yurt Dışına Çıkacaklara Öneriler

İlk Defa Yurt Dışına

Çıkacaklara Tahta Bavuldan Öneriler

Gezip anlatırken bu kadar seyahati nasıl yapıyorsun, bu işin bir de ön çalışması, mutfağı olmalı diye soran okuyucularımıza, hatta özellikle de üniversite öğrencilerine yönelik bir deneyimler, öneriler bölümü hazırlamayı düşünüyordum bir süredir. Kimi benim, kimi de bizzat tecrübelerini dinlediğim arkadaşlarımın aşağıdaki önerileri özellikle ilk defa yurt dışına çıkacak üniversite öğrencileri olmak üzere aslında herkese hitap eder mahiyette. Siz de aklınıza gelenleri eklememizi isterseniz lütfen yorum bölümünden bizimle iletişime geçin. Şimdiden çantalarınız dolu, yolunuz açık olsun. Makalenin devamını

Antik Çağ´ın Ankara´sı

Antik Çağ’da

Ankara

“Yıllar bizi buldukları gibi bırakmıyorlar.” der Owen Meredith. Peki acaba yıllar gezdiğimiz, gördüğümüz ya da yaşadığımız kentleri buldukları gibi bırakıyorlar mı? Bir kenti ikinci defa gezdiğinizde ya da bir işiniz düştüğünde ve yeniden uğradığınızda günümüz dünyasının getirdiği değişimi, gelme sıklığımız ne kadar çok olursa olsun yine de fark etmez miyiz? Elbette konu Ankara ise bunu acısıyla tatlısıyla daha da kolay fark eder insan, çünkü çoğunlukla Cumhuriyet tarihiyle yaşıt kabul edilse de başkentimiz; biz onu hep son on, yirmi, hatta belki otuz yılıyla değerlendirir, ona göre puan veririz şehircilik anlayışına. Günümüz siyasi, ekonomik ve sosyolojik kimliğinin dışında Ankara koca bir imparatorluğa iskan olmuş İstanbul´dan sonra biraz da yeni yetmeliğiyle anılır belki çoğu zaman haksız şekilde. Oysa Cumhuriyet´in başkenti oluncaya kadar geçen süreçte dahi tarih sahnesinde pek çok önemli görevi yüklenmiştir sırtına. Makalenin devamını