Turist Rehberliği

Çocukluk hayali dünyayı dolaşarak, gezi yazıları yazmak olan bir aday turist rehberi olarak takip etme şansı bulduğum üstad sıfatını haiz mesleğin duayenlerini de gözlemleyerek, kişisel bakış açımla turist rehberinin anlatımlarında ağırlık vermesi gereken noktaları, özen göstermesi gerektiğini düşündüğüm konuları ve bu anlatımlar sırasında kullanabileceği bilgi kaynaklarını ortaya koymaya çalışacağım. Yolun henüz çok başında olan bir rehber adayı için, amatör bakış açısıyla çoğu durumda bu alanda kişisel tecrübeniz de yok denilecek kadar azsa ahkam kesmek yerine özellikle akademik anlamda beğenerek takip ettiğiniz idol rehberlerden aldığınız ilhamla vira bismillah diyerek yazmaya başlamak belki de şuan hem cesaret veriyor hem de konuya yapılacak olan girizgahı kolaylaştırıyordur. En azından benim için şu aşamada tam da bu durum kendini epeyce kabul ettirmiş görünüyor.

Birkaç lisans düzeyinde bölüm tecrübeli, iki yüksek lisanslı bir doktorant rehber adayı olarak bu sefer gerçekten gönlümdeki işi bulduğuma inanıyorum ve turist rehberliği eğitimim başladığından beri çoğu durumda yazılarımı kendi akademik geçmişimden de beslenerek kaleme almama rağmen belki de ilk defa tamamen samimi bir şekilde içimden geldiği gibi, hatta gelişi güzel olarak tanımlanabilecek bir cüretle rehberlik yapabilmek için gerekli olan belki de en temel ya da ilk mesleki yazımı, tamamıyla ilk rehberlik tecrübesinde olmasını hayal ettiğim gibi spontan olarak karalama şansı bulduğum için gerçekten keyif alarak yazıyorum.

Sektöre tamamen yabancı olan benim gibi kıymeti kendinden menkul yani sıradan bir rehber adayının benzer iş tecrübeleri anlamında yaklaştığı en olası durum görece daha resmi sayılabilecek hatta çoğu durumda diplomatik heyetler için gerçekleştirilen mihmandarlık ise bu haliyle on iki yıllık kamu tecrübesinin üzerinize oturttuğu ruh halini ve kimliği, müstakbel mesleğinizde farklı yönlerden de kendinizi geliştirmeniz zorunluluğunu ortaya çıkarıyor. Ancak yine de, çoğu zaman bana göre yanlış şekilde olsa da sadece eğlence insanı, bir çeşit tiyatrocu yahut animatör ya da tatil dönemlerinde karşılaşılan, tabiri caizse misafirini her halükarda ve şekilde keyiflice ağırlamak zorunda olan bir hizmet sektörü çalışanı olmaktan ziyade aslında bir kültür elçisi, belki de gayr-ı resmi diplomattır turist rehberleri gerçekte. İşte bu yüzden de anlatım yaptığı konularda mümkün mertebe tarafsızlığını koruyarak gerçekçi sunumlar yapabilmeyi birinci misyonu olarak belirlemeli ve en çok da bu nedenle ilk olarak akademik kaynaklardan beslenmelidir.

Elbette bahsettiğimiz şekilde sadece akademik kaynakları değil, geçmiş tecrübeleri, yaşadığı toplumun gerçekleri ve etnosantrik bakış açılarının yaratabileceği çatışmaları önleyecek düzeyde çok farklı perspektiflerdeki yayınlarla beslediği genel kültürünü, anlatacağı yerin ya da kültür mirasının bilinen tüm tarihi sürecini, duruma göre akademik yazımın, literatürün, bilimin dahi kaleme almadığı ancak mitoloji gibi halk dilinde yer de etmiş örneğin destanların, anlatımı güçlendirebilecek tarihi magazinsel hikayelerin ya da fark yaratabileceği şekilde az bilinen gerçeklerin ölçülü şekilde konuğuna aksettirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle entelektüel birikimini objektif bakış açısıyla sunduğu takdirde başarılı bir anlatım yapma olanağı bulacaktır da hatta bana göre. Lakin bıçak sırtıdır bir rehberin sorumluluğu. Hem bilmeli, hem de bildikleriyle misafirini rahatsız etmemeli, yormamalıdır. Tatlı tatlı sohbetin içerisine yedirebiliyorsa anlatımının yapı taşlarını, öncelikleri belirlenmiş bir sunum yapar gezdireceği yere dair. Bunu da ancak iyi bir kelime hazinesi, güzel bir telafuz ve konuğuna olan saygısıyla yerine getirebilir sanıyorum.

Sektörde gerçekten önemli bir role sahip olan turist rehberlerinin sorumluluğu, en az bir cerrahınki kadar önemlidir. Yanlış yapılabilecek bir hareket, en ufak düzensizlik ya da boş vermişlik, uzun yıllar kapanmayacak bir yara açabilir sektörde. Rehber olarak bir grubun karşısına geçtiğinizde aslında ülkenizin yüzü siz olursunuz. Kılığınızdan kıyafetinize, ses tonunuzdan vurgunuza, ülke kültürünüze ışık tutan bir ayna, bir rol modelsinizdir. O ülkeye ilk defa gelen yabancı turist ilk ve bazen sadece tek olarak sizi görür. O ülkeden tanıdığı tek kişi sizsinizdir çoğu zaman. İşte o yüzden, kendinize ve ülkenize olan saygınız ölçüsünde konumlandırır o da zihnindeki yerini topraklarınızın. Sizden önce çoğu zaman çok deneyimli rehberlerle başka başka coğrafyaları gezmiştir. Örneğin İstanbul´a gelmeden önce mutlaka bir Atina´yı bir Kahire´yi gezmiştir ve geçmiş deneyimleri ile sizi ve yaşadığınız toprakları acımasızca karşılaştırır çoğu zaman.

İyi bir rehber iyi eğitilmiş bir insandır da en başta. Hayat boyu öğrenme düsturu ile çıkmıştır yola; ilgilidir, meraklıdır. Yeni şeyler öğrenmekten keyif alır, araştırır, okur, gezer, konserlere ve sanatsal etkinliklere gider fırsat buldukça. Portföyüne yeni destinasyonlar katmak için çoğu zaman kazandığını işine ve mesleğine yatırım yapar. Dünyayı ve insanları sever, tüm canlılara saygılıdır. Nomad´dır, expat´tır ya da örneğin gönüllü bir “sırt çantalı”dır bana göre. Bir kuyrukta beklerken başka başka insanlardan dersler çıkarır, hikayelere ortak olur, elinden geldiğince yardımcı olur onlara. Gezdirdiği gruba aktardıkları kadar onlardan da bir şeyler öğrenir, örneğin; güzel müzikler dinler, bilmediğini sorar, okur, internet ve diğer bilgi kaynaklarını kullanarak doğru sonuca ulaştıracak araştırmalar yapar. Grubunun özel istekleri olabileceği için karşılaşacağı her duruma karşı bir çeşit elastikiyet sahibidir. Kriz yönetmeyi ya da olası kazaları önceden öngörmeyi tecrübeleri ile de birleştirir. Örneğin izcilik felsefesine yakındır. Hoşgörülüdür, sofisttir çoğu zaman da, tasavvufu da bilir ama çeşitli ülke mutfaklarından farklı alkol sunumlarını da tanır. Kısacası karşısına çıkabilecek her türlü farklılığa karşı hem büyük bir saygı besler hem de ruhunda ve karakterinde büyük bir mozaiktir iyi bir rehber, tıpkı gezdirdiği coğrafyalar gibi.

Sadece kendi ülkesinin değil, komşu bölge ülkelerinin ve gezdireceği konuğunun da geldiği coğrafyanın geleneklerine hakimdir. Yabancı bir misafirini kendisinin ideolojik söylemi ya da ülkesinin resmi tarihi ile değil de olası tüm teorileri ile aydınlatır, karar verme, ya da sorgulama, anlamlandırma işini de konuğuna bırakması gerekir, çünkü hiçbir misafir bir ülkeye gelirken alt kaynaklar olmadan, geçmiş bilgiler olmadan, ya da en azından ahbaplarından basit bir yorum almadan gelmez. Bir ülkeyi gezmeden önce hepimizin bir alt donanımı, en azından çocukluktan kalma, televizyon ya da sanal dünyadan gelme bir bilgi kirliliği vardır. Bu nedenle misafiriyle tartışmak yerine, O´na show yapmak yerine düşünebilmesi için fırsat tanıması gerekir. Bu nedenle çok iyi bileceği yabancı dilini, en başta da farklı görüşlerle, farklı bakış açılarıyla doldurması gerekir. Örneğin ekonomide bir Karl Marx öğretisinden bahsedecekse, onun karşıt doktrininin de Max Weber olduğunu bilmelidir. Bir yabancıyla yapılan sohbetin yerine göre sanattan spora, siyasetten ekonomiye, felsefeden edebiyata çok çeşitli paradigmalar içerisinde salınacağını bilir, bu yüzden olabildiğince yüksek bir çıtadan bakmalıdır hayata. Bir ilk okul öğrencisinin ilk öğretmeni kendisi için ne ifade ediyorsa, bir ülkeye ilk defa gelen kişi için de turist rehberi o derece ayna tutar o ülkeye dair. İşte bu yüzden sorumluluğu büyük olan rehberin her an her şeye hazırlıklı olması gerekir.

Ülkelerin karakteristik özellikleri olduğunu bildiği ve onlara hazır olduğu kadar, her konuğun ayrı bir kişi, ayrı bir karakter olduğunu bilerek, bir ülkeden gelen tüm insanları aynı kefeye koymaması da gerekir rehberin. O yüzden çok açık fikirli olmalı, karşısındaki insanın tepkilerini, sorularını, ilgi duyduğu alanları yakalayarak oradan ortak bir konuşma zemini oluşturmalıdır.Genel kültürü ölçüsünde bunu yapması kolaylaşacağı için mümkün mertebe kaliteli yayınlar okumalı; NG, Atlas ya da Skylife gibi sektöre de hizmet eden süreli yayınları mümkün mertebe takip etmelidir. Varsa alanıyla ilgili çalışma toplantılarına, konferans, sergi ya da foto sunumlara katılmalı, diğer rehber ve gezginlerle ortak etkinliklerde zaman geçirerek, kişisel bakış açısını genişletecek şekilde anlatım alanını besleyerek geliştirmelidir. İşte bu minvalden yola çıkarsa, sadece kendisi için değil ama aynı zamanda ülkesi için de güzel işler yapan gerçek bir ayaklı kütüphane olur ve anlatımını renklendirerek misafirini kültürel anlamda gerçekten doyurur.

Elçin Yıldız Şimşek

“Turist Rehberliği” için 3 yorum

  1. sevgili Elçin,merhabalar,
    başarılar dilerim,hayallerin her zaman gerçek olsun;))
    Auzef kültürel miras bölümünden hatırlıyorum,yanılmıyorsam seni…
    ne güzel yazmışsın,seni takip ediyorum,öğreniyorum ve gurur duyuyorum..
    başarıların daim osun..
    sevgiler
    nazan somay

  2. Sevgili Elcin,

    Insanin yasaminda daima paralel olabilecek bir calisma, egitim yada bir hobi daima insani ozgur hissettirir ki bu noktada mevcut gorevinin yanisira egitim olarak rehberlik konusunda akademik kariyer gerceklestiriyor olman kendine yaptigin yatirim hem bir ozgrluk hemde ozguvenini daima surekli kilacak bir calismadir ki, dusuncelerini ve fikirlerini ifade edis seklin ile ne kadar dogru bir karar almis oldugunu 3.cu bir goz olarak acikca belirtebilirim. Turkiye’nin geleceginde senin gibi aydinlik fikirli ve milli elcilerimiz olacak genclerimizin olmasi bizleri mutlu etmekte. Yolun basinda degil nerdeyse ortalarina varmis durumdasin. Tum hayallerinin gerceklestigi bir yasam gecirmeni dilerim.
    Sevgilerimle,
    Gülsen Ülker
    http://www.bhandaltd.com
    http://www.otelxml.com
    http://www.btsukltd.com
    http://www.atlasport.co.uk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir